|
Türk Milleti olarak
Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da
Emniyet Teşkilatımızın ve Değerli Ordumuzun
her an ve bütün gücümüzle yanlarında olacağız!
Önemle duyurulur!
GENÇLİĞE HİTABE
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI
TARIH : 27 NİSAN 2007
NO : BA - 08/07
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.
Bu bağlamda;
Ankara'da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.
22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa'da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.
Ayrıca, Ankara'nın Altındağ ilçesinde "Kutlu Doğum Şöleni" için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli'de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli'nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.
Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.
Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.
Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya'da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.
Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı'nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği "Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak" ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.
Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.
Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!" anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Danıştay üyelerine lojmanda ölüm tehdidi
Başkentte Aşağı Ayrancı semtindeki Danıştay lojmanlarının asansörüne ölüm tehdidi içeren yazı yazıldığı ortaya çıktı. Polis olay yerinde inceleme yapıp görüntü ve parmak izi alırken, hemen geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
Radikal Gazetesi - 09.02.2008
Asıl amaç Türban mı, Hasad mı?
° Anayasa değişikliği teklifinin anayasaya karşı hile niteliği taşıdığını belirten Sav, teklifin hiç yapılmaması ve Meclis'e gelmemesi gerektiğini söyledi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay'ın "hasadını toplayacağız" şeklindeki sözlerini hatırlatan Sav, "elmayı AKP yiyecek sapı da hasada çıktığını sananlara kalacak" dedi.
MHP AKP'LİLEŞİYOR MU?
Hamit ERGÜL
° Siyaset, hoşgörünün ve demokratik anlayışın önüne mi geçiriliyor?
° Toplumdaki sosyal ahenk, zıtlaşmalar ve kargaşalıklar körüklenerek mi oluşturulacak?
Genel Başkan Devlet Bahçeli MHP'yi nereye götürüyor?
Seçimler öncesi urgan boşa mı fırlatıldı? Verilen vaatlere rağmen AKP'ye destek olma yolu nasıl açıldı?
Türban konusu ülkemizin güvenliğinden, stratejik kaynaklarının pazarlanmasından, insanlarımızın fakirleşmesinden, tarımın kurutulmasından vs bir çok acil konudan daha mı önemliydi?
Türban konusuyla gelecekte toplumda oluşabilecek gerginlikler veya olaylar karşısında "ülkücülük adına" takip ettiğiniz siyasetin ülkemize neler kaybettireceğini düşünebiliyor musunuz?
MHP Genel Merkezi önüne gelerek siyah çelenk koyan emekli subaylara karşı gösterilen tavır ve bunun medyaya yansıyan şekli sizi rahatsız etmedi mi?
Başbuğ Türkeş'in size ve bize öğrettiği vakarlı duruş, misafir kabul edilmesi gereken insanlarımıza reva görülen bu yaklaşım ve aşağılamanın ucunun geleneklerimize göre nerelere kadar ulaştığını farkedebiliyor musunuz?
Sorular çok! İfade edilmesi gereken bir çok husus var!
Size tek bir tavsiyemiz olacak : Duruşunuzu ve tavırlarınızı tekrar gözden geçirin!
08.02.2008
Bizi neden erkekler savunuyorlar?
Ayla ATILGAN
° Eğer göze alabiliyorlarsa konuyu sadece kadınların katılabileceği referanduma götürsünler ve bu konudaki düşüncemizi görsünler!
° Vakıflar yasası ve Anayasa'nın 301. maddesiyle ilgili dış baskılara boyun eğenlerin izlediği politikalar gibi başörtüsü konusu da yönetimdeki basiretsizliği görmemize engel olamıyor!
° Bizim üzerimizden hasat toplamaya çalışanları ve dini konularla siyaset yapanları Yüce ALLAH'a (C.C.) haval ediyoruz.
Ben başörtülü, dinini yaşamaya çalışan bir bayanım. AKP ve MHP yöneticileri ve milletvekilleri bıraksınlar bizim üzerimizden politika yapmayı da ülkemizin terör, yolsuzluk, ülkemiz topraklarının yabancılara pazarlanması, işsizlik ve fakirlik gibi ciddi problemleriyle uğraşsınlar!
Hem nasıl oluyor da erkekler bu denli lüzumsuz konularla toplumu ve siyaseti meşgul ederek bizimle ilgilenme ihtiyacı hissediyorlar.
Bu konu düpedüz kadınları aşağılamak ve aciz göstermek amacından başka hiçbir şeye hizmet etmiyor.
Bırakın da biz kendimizi savunalım!
Çekin ellerinizi başörtülerimizden!
Ankara, 07.02.2008
"Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allahtan korkun; eğer müminler iseniz.
Maide Suresi 57'inci ayet
10.02.2008 11:13 - Bu haber 8784 kişi, Mynet Haber bugün 1.249.210 kişi tarafından okundu.
Dünya türban değişikliğini tartışıyor
WASHİNGTON/NEW YORK/LONDRA/PARİS/MADRİD/BONN(ANKA) - Türban değişikliğinin onaylanması dünyanın gündemine oturdu. Dünya medyası, "İslamcı hükümet, laik devletin direklerinden birini kırdı", "Parlamento, muhafazakar İslam'ın yükselen etkisini kabul etti", "Parlamento, son bir kavga için sahneyi hazırladı", "Ordu sessiz kaldı", "Tarihi karar", "Laiklere meydan okudular" gibi yorumları yaptı.
WP:"TBMM MUHAFAZAKAR İSLAM'IN YÜKSELEN ETKİSİNİ KABUL ETTİ"
Washington Post, türban oylamasının AKP için "zafer" olduğunu belirtirken TBMM'nin, "Müslüman dünyasının en kararlı laik cumhuriyetinde muhafazakar İslam'ın yükselen etkisini kabul ederek" türban yasağını kaldırdığını yazdı. Gazete, "Kritik bir biçimde Türk ordusu, oylamadan hemen sonra sonuca reaksiyon göstermedi" ifadesini kullandı.
EL PAİS: "İSLAMCI HÜKÜMET LAİK DEVLETİN BİR DİREĞİNİ KIRDI"
İspanya'nın en büyük gazetesi El Pais ise, "İslamcı hükümet laik devletinin direğini kırdı" spotu kullanıldığı haberde "Türkiye'deki laik devletin direklerinden biri olan üniversitelerdeki türban yasağı, dün Ankara'daki Parlamentoda kesin bir biçimde kırıldı" yorumunu yaptı.
NYT : "PARLAMENTO, SON BİR KAVGA İÇİN SAHNEYİ HAZIRLANDI"
New York Times de, Türk parlamentosunun laiklerle son bir kavga için sahne hazırladığını öne sürdü. Birçok laik Türkün, AKP'nin Türkiye'ye "kendi muhafazakar değerlerini" empoze edeceği kaygısını taşıdığını kaydeden gazete, dindar Türklerin artık "elitin bir parçası" olduğu ve kamu alanının nasıl paylaşılacağı konusunda zor konuların ortaya çıktığı yorumunu yaptı.
MONDE: "ORDU SESSİZ KALDI"
Fransız gazetesi Le Monde, Cumhurbaşkanı Gül'ün değişikliklerini hemen onaylanması beklentisini dile getirdiği haberinde "Parlamentoda azınlıktaki laik kesimin, sokaklarda yoğun bir biçimde harekete geçtiğini" belirtirken "Kemalistler ile AKP arasındaki bu yeni tartışmada ordu sessiz kaldı" dedi.
FİGARO : "TÜRBAN İÇİN KİLİT ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ONAYLANDI"
Fransız Le Figaro da, "Türk milletvekilleri, hayati bir oturumda üniversitede İslami başörtüsünün yasallaşmasına yönelik kilit anayasa değişikliklerini onayladılar" diye yazdı. Gazete, değişikliklerin onaylandığı sırada on binlerce insanın Ankara'da gösteri yaptığına dikkat çekti.
BBC : "TÜRBAN KONUSU BÖLÜYOR"
İngiliz BBC ise, türbanın her iki tarafta güçlü tepkilere yol açtığını belirterek konunun Türkiye'de çok büyük bir ayrışmaya yol açtığını kaydetti. BBC, "Konu, devletin katı laik olduğu Türkiye'de çok bölüyor ve protestolar bekleniyor" dedi.
DW : "TARİHİ KARAR"
Alman Deutsche Welle de, "Türk parlamentosu, karşıtlarının laik devletin temellerini zedeleyecek tarihi bir karar ile üniversitede kız öğrencilerinin türban kullanması yasağını kaldırılmasını onayladı" derken Ankara'daki onbinlerce kişinin anayasa değişikliğine karşı protesto ettiğine dikkat çekti.
ANGELES TİMES: "MİLLETVEKİLLERİ LAİKLERE MEYDAN OKUDU"
ABD'li Angeles Times de, milletvekillerinin, laiklerin protestolarına "meydan okudukları"nı belirtirken oylamanın üniversitelere, yargıya ve ordunun liderliğine "hakim" olan laik kesim ile son yıllarda daha büyük bir "siyasi güç" kazanan daha dindar Türkleri arasındaki çok çatışma olduğunu öne sürdü.
MYNET HABER
Devleti sadece seçilmişler yönetmezler
Başbakan'ın « Çankaya » dediği makam ülkemizin en üst makamıdır. Alt üst münasebetlerine göre ( yani hiyerarşik olarak) Başbakan'ın tek sorumlu olduğu makam da Çankaya'da bulunan Cumhurbaşkanlığı Makamı'dır. Hiç kimseninin hiç bir makamı aşağılamaya veya hedef göstermeye hakkı yoktur.
AKP döneminde kural dışı sık sık bu tür söylemlere şahit olmamızdan üzüntü duyuyoruz.
Herkesi bu konuda duyarlılığa davet ediyor, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kurumları aşağılayıcı, hafife alıcı söz ve davranışların sahiplerini kınamaya çağırıyoruz !
Hamit ERGÜL
Ankara - 09.12.2006
İstişare veya fikir alışverişine
neden başvurmuyorlar?
AKP yöneticileri ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren askeri hassasiyeti olan stratejik konularda hangi kıstaslara dayanarak bu tür kişisel kararlarda ısrar ediyorlar?
Neden şeffaflık söz konusu değil!
Mine VAROL
İstanbul - 10.12.2006
Niğdemiz için ilgililerden
Hizmet bekliyoruz!
Niğde'li olmak
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Dünya ülkelerini incelediğimiz zaman ülkelerin ve şehirlerin sembolü haline gelmiş anıt yapılara rastlarız. Paris'de « Eyfel Kulesi », Brüksel'de « Atomyum » gibi eserler dün olduğu gibi bugün de turistlerin ilgisini çeken önemli anıt yapılardır. Bunlar para makinası gibi birer gelir getiren unsurlar olarak karşımıza çıkarlar. Kartpostallar, filimler, küçük maket ürünlerle dünyanın bir çok yerinde yakından bilinen bu yapıların tanıtımına da gerek duyulmamaktadır.
Niğde'de elmamızın ön planda olduğunu düşünürsek biz de « elmalardan oluşan ve içini süsleyerek, ticaret merkezi» haline getirebileceğimiz anıt yapılar oluşturabiliriz. Bunu dünya çapında yapacağımız tanıtımlarla ön plana çıkarabiliriz.
Geçmişte bir çok kez yapılan toplantılarla turizmin geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapılacağı belirtildiği halde « bu yönde gözle görülür her hangi bir gelişme » görülmemiştir. Yani Niğde ilimiz böylece kendi kaderine bırakılmıştır.
Valilerimiz, iş adamlarımız ve halkımız bugüne kadar bu yönde bir sorumluluk duysalardı, daha başka projelerin de ortaya çıkmasına vasıta olacaklardı. Yani öncelikle ve acil olarak, bazı projelere başlamak gerekiyor...
Bunların haricinde mevcut tarihi yapıların korunması, yıpranmalarının engellenmesi ve tanıtımlarının yapılması konuları da oldukça önem taşımaktadır.
Tarihi eserlerimizin çevresine beton yığınları halinde binaların yapılmamasına da dikkat etmeliyiz. Tarihimiz gelişigüzel yapılanmalarla gölgelenmemeli ve devamlı bir şekilde ön plana çıkarılmalıdır.
El sanatları ve folklorumuzun yaşatılması da kültürümüz açısından oldukça önemlidir. Gördüğümüz kadarıyla kahvehaneler arttığı gibi, zaman öldüren insanlarımızla da dolup taşmaktadır. Her kahvehane birer kütüphaneye dönüştürülmeli ve buralara yazarlar ve düşünürler de davet edilerek konferanslarla birer kültür yuvası haline getirilmelidir.
Zaman geçmeden Bor'da yaşayan Ayhan BARAN gibi değerlerimizle ilgili belgeseller hazırlanmalı, TRT'yle ilişki kurularak bölgemizle ilgili tanıtım faaliyetlerine girişilmelidir.
Yöresel basın ve yayınlar desteklenmeli, yazarlar ve şairlerimize gereken ilgi gösterilmelidir.
Eğitim faaliyetleri yeniden gözden geçirilmeli, olaylar ve suçların temeli araştırılarak önceden gereken önlemler alınmalıdır.
Gördüklerimizle emniyet ve zabıta görevlilerimizin halkla ilişkiler konusunda bir eğitimden geçirilmeleri gerektiğini de düşünüyoruz.
« Bütün güzellikler sizler için olsun... » diyor; hepinize en içten selam ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Paris - 23.06.2005
Ankara'da Niğdeliler
Federasyonunu kuruyoruz
Hikmet ESEN
Bu siteyi yapan ve yürüten arkadaşı tebrik eder, çalışma ve gayretlerinin devamını dilerim. Çok yönlü bir Niğde bilgilendirme ve haberleşme platformu... Kim olduğumu aşağıdaki link'den bakabilirsiniz. Ayrıca Başkent Niğde Vakfı (Ankara'da) Başkan Yardımcısıyım. Şu anda zannedersem Ankara'daki aktif görevde en üst düzey Niğde'li bürokrat gibi bir şeyim.
Bu üzücü; Niğdeliler devletten kayboldu!? Ne bir Vali, ne bir Genel Müdür? Artık Bakan lafını unuttuk! Neden?? Herkes buna biraz kafa yoruyor mu? Ekonomiden de siliniyor! Aksaray 10 sene sonra bir Kayseri'ye benzeyecek, biz ise daha da gerilere gidecek gibiyiz! En büyük sorunumuz birbirimizi tanımamak ve tanışmamaktır. Bu nedenle tüm Niğdeli dernekler arasında Niğdeliler Federasyonunu Ankara'da kuruyoruz; bunun duyurulması için gayret rica ediyorum. Selam ve sevgilerimle başarılar dilerim.
Ankara - 18.11.2006
hikmet.esen@hazine.gov.tr
Hikmet ESEN tarafından sitemize bırakılan mesaj
Bu siteyi yapan ve yürüten arkadaşı tebrik eder çalışma ve gayretlerinin devamını dilerim. Çok yönlü bir Niğde bilgilendirme ve haberleşme platformu... Kim olduğumu aşağıdaki link'den bakabilirsiniz. Ayrıca Başkent Niğde Vakfı (Ankara'da) Başkan Yardımcısıyım. Şu anda zannedersem Ankara'daki aktif görevde en üst düzey Niğde'li bürokrat gibi bir şeyim. Bu üzücü; Niğdeliler devletten kayboldu!? Ne bir Vali, ne bir Genel Müdür? Artık Bakan lafını unuttuk! Neden?? Herkes buna biraz kafa yoruyor mu? Ekonomiden de siliniyor! Aksaray 10 sene sonra bir Kayseriye benzer, biz ise daha da geriye gidecek gibiyiz! En büyük sorunumuz tanımamak, tanışmamaktır. Bu nedenle tüm Niğdeli dernekler arasında Niğdeliler Federasyonunu Ankara'da kuruyoruz; bunun duyurulması için gayret rica ediyorum. Selam ve sevgilerimle başarılar dilerim.
Hikmet ESEN
Başsağlığı diliyoruz.
Hikmet ESEN'i kaybettik !
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Devamlı birbirimizle haberleştiğimiz Hikmet Bey, son bir aydır mesajlarıma cevap vermez olmuştu. Beklemeye koyuldum. Belki görevli olarak uzaklara gitmiştir diye düşündüm. Örneğin yurt dışına falan...
Sonra internette aramaya koyuldum. Karşıma iki Hikmet ESEN çıktı.
Birinin öldüğüne dair haberle buz gibi kesildim. İkinci Hikmet ESEN'in ise : "Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanı Hikmet Esen, Eskişehir Yolunda Trafik Kazası Geçirdi. Edinilen bilgiye göre, bu sabah, makam arabasının bir kamyonla çarpışması sonucu ağır yaralanarak, Atatürk Hastanesine kaldırılan Hikmet Esen'in sağlık durumu ciddiyetini koruyor." şeklinde 03.10.2007 13:52 tarihli gazete haberi karşıma çıktı. Yani benim tanıdığım Niğde'li dost Hikmet ESEN'di bu...
Paris'te birlikte olduğumuz günler aklımdan geçti. Bana da 02.10.2007 tarihinde telefon açmış ve yıllar önce söylediğim bir konuda haklı çıktığımı verdiği bilgilerle duyurmuştu.
Daha sonra 15.10.2007 16:48:55 tarihli bir haberle de ikinci Hikmet ESEN'in de "Vefat eden Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanı Hikmet Esen, toprağa verildi" şeklinde haberini okudum. Gözyaşlarımı tutamadım.
Çok değerli dostum Hikmet ESEN'e Cenab-ı ALLAH'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve dostlarına da başsağlığı diliyoruz.
Nedense yine Kamyon kazası ve bir bürokratın kuşkulu ölümü de diğerleri gibi unutulacak mı? Bunu da düşünmeden edemiyoruz.
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Paris, 26.11.2007
Başsağlığı diliyoruz :
Fatma Mürşide ÇAYCI'yı kaybettik
Öğretmen Süruri Binyıldırım ve Hatice Binyıldırım kızı, Bedia GÜR, Fethiye AKTAŞ, Üzeyir Lokman ÇAYCI ve Mustafa Zuhurat ÇAYCI'nın anneleri, merhum Fikri ÇAYCI'nın eşi Fatma Mürşide ÇAYCI 19 Kasım 2007 Pazartesi günü Hak'kın rahmetine kavuşmuştur.
Merhume Fatma Mürşide ÇAYCI'ya Cenab-ı ALLAH'tan rahmet, kederli evlatlarına, ailesine ve yakınlarına da başsağlığı diliyoruz.
Niğde Sitesi Ekibi
NİĞDE KARATLI'DA
KAYA MEZARLAR YAĞMALANIYOR
Ömer Fethi GÜRER
Niğde uçsuz bucaksız bir tarih zenginliği ile doludur. Bu kere de Niğde merkeze 40 kilometre ötedeki Karatlı bölgesindeki tarihi zenginliğine yolculuk ettim.
Roma devrinden kaldığı saptanan kaya mezarları, tarihi yolları, yer altı şehirleri kalesi ile Karatlı göreni şaşırtacak zenginlikte idi.
Define avcılarının yağmaladığı bölgede tahribatlar devam ediyordu. Karatlı'dan Ankara Başkent Niğde Vakfı Başkanı Dr Yunus Nadi Özdamar ve çiftçi Bülent Yılmaz ile Kırkgöz Mağaraları, Kayaönü, Kuş Kaya mezarlığı, kale, kilise, yer altı şehri, batık kent yer aldığı bölgeleri tek tek gezdik.
Bizans, Roma hatta daha ötesinin bölgede yerleştiğine dair çokça veri vardı. Kimi zaman kamyonetle yol aldık, kimi zaman da kızgın güneşte yürüdük. Gördüklerim muhteşem kalıntılardı. Romalılardan kalan eserler muhteşemdi.
Karatlı Kasabası'nın orta yerindeki Romalılardan kalan Kale'nin neredeyse tamamı yok edilmişti. Bir bölümü surlar üzerinde duvar olarak kalmış veya tamamı yıkılmıştı, en azından bu surların çevresi temizlenip bir pano konarak mevcut kalıntı kurtarılabilmesi sağlanabilirdi. Kale surlarındaki taşlar Kemerhisar Tyana kemer taşlarına da çok benziyordu.
Kale ile ilgili anlatılan hikayeler çoktu. Bize o bölgede yaşayanlar hemen yanı başında bulunan bir yıkıntıyı gösterdiler. Ve bu bölgede define çıktığını anlattılar. Manastır olduğu söylenen bir yapı da yerle bir olmuştu. Yıkıntılar içinde bir kovuk görülüyordu... "Bu yapıdan açılan bir girişle metrelerce uzanan bir yeraltı şehrine ulaşıldığını" anlattılar.. Giriş ağzını temizledik ama içine girmeye cesaret edemedik.
Karatlı Kasabasının çıkış yönünde uzanan vadide de çok sayıda kaya mezar vardı.15 kaya mezar daha önce saptanmış, ama daha çok mezarın varlığını doğrulayan bulgular da ortadaydı. Çünkü bu vadi süreç içinde dolmuş. Kumlar ile vadi özelliğini yitirmiş temizlendiğinde mutlaka daha çok kaya mezar açığa çıkabileceği bir gerçekti. Kaya Mezarları içinde bir geyik resmi de dikkatimizi çekti.
Her Kaya mezarlarda girişlerinde farklı işaretler bulunuyor. Bu işaretler belli ki bir şeyleri anlatıyor. Ne yazık ki Niğde genelinde olduğu gibi kaçak kazı yapanlar tarafından bölge talan edilmiş ve kaya mezarlardan biri de parçalanmıştı, hemen hemen her kaya mezar içindeki mezar yerleri açılarak tahrip edilmişti.
Bölgede tam bir yağma yapılmıştı. Kaya mezarlar ile vadi turizme kazandırıldığında tam çekim merkezi olacak özelliklerle dolu bulunuyordu.
Kaya mezarlar dahi tek başına görülmek için çekim alanı olabilecek konumda idi. Gezi yolları yapılması, tanıtım panoları konması, tarihi dünün saptanması kaya mezarlara ilgi yaratacak yapılması gerekenlerdi.
Kaya mezarlardan birinde Geyik resmi bozulmadan kalabilmişti. Giriş ağızlarında işaretler yanında içindeki resimlerle dikkatleri çeken bulgular bölgede yapılacak araştırmalarda erişilecek çok önemli bilgilerin varlığını doğrulamaktadır.
Amasya Kaya mezarlarını andıran ve içinde mezar yeri ile oturma alanı gibi yapılmış yerler bulunan kaya oyma şekillerinin bu denli görkemli oluşu önemli bir tarihi dönemin aydınlanmayı beklediğinin kanıtı idi.
Adana - Kayseri yolu üzerinde Kaya mezarlarının varlığını bildiren bir tabela ile kaya mezarlarının bulunduğu bölge de konulacak tabelalarla en azından yağmalamalardan kalan kaya mezarlarının varlığının tanıtılmasına ve korunmasına vasıta olacaktır.
Ömer Fethi GÜRER
borbir@mynet.com
Niğde - 13.08.2006
° Çankırı'da bir köy kül oldu
Çankırı'nın Bayramören İlçesi Yaylatepe Köyü, önceki gece başlayan yangın sonucu kül oldu. 104 haneli köy yanarken, çevredeki 250 hektarın üzerinde karaçam ormanının da yandığı bildirildi. Yaylatepe Köyü Muhtarı Osman Akkaya, köyde bir tek evin bile kurtarılamadığını, 2 vatandaşın da kaybolduğunu söyledi. Önceki gece başlayan, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan, ancak dün sabah yeniden başlayan yangının bilançosu ağır oldu. 104 haneli Yaylatepe Köyü'nde evlerin tamamı ile 92 samanlık ve 74 ahır yandı, 150 büyükbaş, 750 küçükbaş hayvan telef oldu. Kastamonu'nun Araç İlçesi Bahçecik Köyü veBayramören İlçesi Çayırcık Köyü'nde 30, Evkadı Mahallesi'nde de 20 ev, yangının hızla ilerlemesi nedeniyle tahliye edildi. Ellerindeki her şeyi kaybeden köylüler, yangına geç müdahale edildiğini iddia ederek isyan etti.
.......
Sabah Gazetesi - 13.08.2006
° Bitlis'te bomba tuzağı: 5 asker şehit oldu
İçgeçit köyü yakınlarında yola konan bomba PKK'lı teröristlerce uzaktan kumanda ile patlatıldı. Beş asker şehit oldu, dört asker de yaralandı.
......
Fuat TAPAN, BİTLİS
Sabah Gazetesi - 14.07.2006
° Hastane odasında şüpheli ölüm...
Bursa'da bir kadın, tedavi gördüğü hastanenin psikiyatri kliniğindeki odasında ölü bulundu.
.....
Siber Bursa.com - 08.08.2006
° Tarihi Merinos Fabrikası Yandı
Cumhuriyet döneminin ilk sanayi yapılarından biri olan tarihi Bursa Merinos Fabrikası'nın 5 deposu, eş zamanlı çıkan yangında zarar gördü. Depoların içinde saklanan ve tarihi özelliği olan eşyalar da yangınla birlikte yok oldu.
.......
Kanal B - 01 Ağustos 2006 Salı 12:47 BHA
° Gediz'de 2 Katlı Tarihi Ev Kül Oldu
GEDİZ - Gediz İlçesi'ne bağlı Eskigediz Beldesi'nde, elektrik kontağından çıktığı sanılan yangında 2 katlı tarihi ev kül oldu. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Şenkal'a (49) ait Kurtuluş Mahallesi, Kurşunlu Sokak üzerindeki tarihî evde yangın çıktı. Elektrik kontağından çıktığı sanılan yangın mahallede paniğe yol açtı. Yangına Gediz, Hisarcık, Akçaalan ve Eskigediz belediyelerinin itfaiye araçları ile Gediz Orman İşletmesi arozözleri müdahale etti. 2 saat süren çalışmalar sonucu yangın kontrol altına alınırken, 2 katlı tarihî ev kül oldu. Maddi zararın 20 milyar lira civarında olduğu açıklanırken, can kaybının olmaması herkesi sevindirdi. Jandarma, yangınla alakalı soruşturma başlattı.
Tellal Gazetesi - 29.07.2003
° Aydın'ın Kuşadası İlçesi'nde akşam saatlerinde çıkan orman yangınının, 5 hektarlık alanda etkisini sürdürdüğü bildirildi.
AYDIN - Aydın'ın Kuşadası İlçesi'nde akşam saatlerinde çıkan orman yangınının, 5 hektarlık alanda etkisini sürdürdüğü bildirildi.
Saat 17.00 sıralarında Kuşadası-Söke sınırı Tekke mevkiinde henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın, 5 hektarlık alanda etkisini sürdürüyor. Söndürme çalışmalarının aralıksız devam ettiği kaydedildi.
Yetkililer, Aydın, Söke, Kuşadası Orman İşletme müdürlüklerine ait arazözler ile Köşk, Ortaklar, Germencik belediye itfaiye ekiplerinin, 100 orman işçisi ve askerlerin müdahale ettiğini yangının, şiddetli rüzgar nedeniyle kontrol altına alınmasında güçlük çekildiğini belirttiler.
Haber Vitrini - 24 Mart 2004 Çarşamba 00:02
19.11.2006 15:55 - Bu haber 32.192 kişi, Mynet Haber bugün 344.718 kişi tarafından okundu.
Vatan içerden hançerleniyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "AK Parti ile Türkiye'nin kuşatıldığını, milletin yargılandığını, üniter yapının sarsıldığını, değerlerin tartışıldığını, tarihin sorgulandığını, beraberliğin parçalandığını" savunarak, "Vatanımız, içerden hançerlenmektedir" dedi.
Bahçeli, partisinin 8. Olağan Büyük Kongresi'nin yapıldığı Atatürk Spor Salonuna, alkışlarla girdi. Bahçeli, konuşmasını yapmak üzere kürsüye, "Devletin başına devlet gelecek" sloganları eşliğinde ve konfetiler arasında geldi. Devlet Bahçeli, konuşmasına, Atatürk ve silah arkadaşları, bölücülükle mücadele ederken şehit olan güvenlik güçleri ile Alparslan Türkeş'i anarak başladı.
Ağır sorunların altında ezilen Türkiye'nin, içine düştüğü ümitsizliğin çaresini, karartılan geleceğin aydınlığını bu kongrede bulacağını ifade eden Bahçeli, salondakilere, "Milli kararlılık ve kucaklaşma kurultayına hoşgeldiniz" diye seslendi.
Bahçeli, yakın tarihinin en karanlık günlerini yaşayan Türkiye'nin kalbinin bugün burada attığını ifade ederek, yorgun Anadolu'nun, sadece gözü ve kulağı ile değil, yüreğiyle de bu kongreye baktığını söyledi.
"Çelikten irade ve inançlı kadroların" bugün burada olduğunu ve milli görev için ayağa kalktığını belirten Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedi başkenti Ankara'da sergilenen bu muhteşem manzaranın, Türkiye'nin onurlu ve aydınlık geleceğinin en büyük güvencesi olduğunu kaydetti.
Bahçeli, "Türk milletinin yegane ümidi olan MHP'nin, iktidar yürüyüşünde son dönemece girildiğini" savunarak, kongrenin, bu açıdan tarihi dönüm noktası olacağını belirtti. Bahçeli, kongrenin, "ülkücü ahlaka yakışır ve demokratik olgunluk içinde" geçeceğine olan inancını dile getirdi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerinin, üniter, laik ve milli devlet yapısına dayandığına işaret eden Bahçeli, bu yapının, Cumhuriyetin kurucu kahramanları ve kadroları tarafından, çağın ve ötesinin dikkate alındığı mükemmel bir vizyon ile belirlendiğini söyledi.
Bir devlet çatısı altında beraberce yaşayabilmenin kurallarının 1923'de belirlendiğini anımsatan Bahçeli, başkentin Ankara, dilin Türkçe, bayrağın ay-yıldızlı bayrak, milli marşın İstiklal Marşı olduğunun anayasal güvence altına alındığını anlattı.
Bahçeli, Cumhuriyetin 83 yıllık tarihinde, bu ilkeleri benimsemekle zorlanan, reddeden ya da değiştirilmeye çabalayan bedbahtların, zaman zaman beyhude çıkışlarına şahit olunduğunu kaydetti. Bahçeli, bu girişimlerin, millet tarafından lanetlendiğini, bu hezeyan sahiplerinin, hak ettikleri karşılığı gördüğünü belirtti.
MALUM NİFAKLAR YENİ YÖNTEMLER GELİŞTİRDİ
Bugün, durumun geçmişten çok farklı olduğunu vurgulayan Bahçeli, malum nifakların, yeni yöntemler ve yeni manevralar geliştirdiğinin anlaşıldığını ifade etti. Bahçeli, bu çevrelerin, kendilerine sağlanan uluslararası himayeleri kullanmasıyla, temel değerlerin her zamankinden daha fazla tahribata başlandığını söyledi.
Küreselleşmenin önemli bir tehdit olduğunu ifade eden Bahçeli, milli varlığa yönelik tehditin bir kolunun da ülkeyi yöneten "gayri milli zihniyetin" tek başına iktidarı olduğunu savundu.
AKP İLE TÜRKİYE KUŞATILMAKTA, ÜNİTER YAPISI SARSILMAKTA
Bahçeli, "İktidardaki AKP ile Türkiyemiz kuşatılmakta, milletimiz yargılanmakta, üniter yapı sarsılmakta, değerlerimiz tartışılmakta,tarihimiz sorgulanmakta, beraberliğimiz parçalanmaktadır. Vatanımız, içerden hançerlenmektedir" diye konuştu.
MHP'nin, devlet ile milletin geleceği için dünden daha önemli ve kutsal bir görevle karşı karşı olduğunu kaydeden Bahçeli, Türkiye'nin, her alanda derin buhran içinde çırpındığını öne sürdü.
Bahçeli, başka başkentlerin sunduğu kurtuluş reçetelerinin, Türk milletini bir adım ileri götürmeyeceğini ifade etti. Bahçeli, sorunlarının çözümünde Türkiye merkezli bakılması ve geleceğin Türkçe okunması gerektiğini belirterek, "Küresel dayatmaların önündeki en önemli engel milli devlet yapısı ve bu yapının temel taşı milliyetçiliktir" dedi.
BAŞBAKAN YUHALANDI
Bahçeli'nin salona girişi öncesinde gerçekleştirilen sinevizyon gösterisinde Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül, maliye Bakanı Unakıtan'ın görüntüleri üzerine salondakiler hükümeti yuhaladı. Sinevizyon gösterisinde başbakan Erdoğan'ın bir çiftçiyle girdiği "Al ananı git" polemiğine de yer verildi.
Tarsus belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz tarafından, üzerinde" hükümet, milliyetçi hareket doğrultusunda herkesi daha fazla birlik ve beraberliğe, daha fazla çalışmaya davet ediyoruz" sözlerinin yer aldığı küçük şekerleme paketçikleri dağıtıldı.
BAHÇELİ YENİDEN GENEL BAŞKAN
Genel başkanlık seçimine tek aday olarak giren Devlet Bahçeli, oy kullanan bin 139 delegeden bin 127'sinin oyunu aldı. Seçimde 12 oy da geçersiz sayıldı.
Çok oy alacak çok
Bekir COŞKUN
° Dünyanın hiçbir medeni yerinde; her gün yoksul aile çocukları dağlarda terör örgütünün kurşunları ile öldürülürken, oğlu rapor alıp askere gitmemiş birisini başbakan yapmazlar.
° Dünyanın hiçbir çağdaş yerinde; bir seçim öncesi televizyonda insanların gözünün içine baka baka "dokunulmazlıkları kaldıracağım" diyen, ama beş yıl tek başına iktidarda kalıp en çok kendisinin ve bakanlarının yararlandığı dokunulmazlıkları kaldırmayan ve üstelik (önceki gece NTV'de) dokunulmazlığı savunan birisini yeniden iktidara getirmezler...
° Dünyanın hiçbir uygar yerinde; borsada faiz toplayan yabancı sermayeyi, şaibeli ihalelerle kamu varlıklarını satmayı başarı saya saya ülkesini zenginleştirdiğini söyleyen... Ama 2 milyon yoksul-aç aileye yiyecek, kömür dağıtarak oy almayı uman bir insanın peşinden gitmezler...
° Çünkü dünyanın hiçbir adam gibi yerinde; kızlarını ABD'de okutmak için "bir arkadaşından burs" aldığını söyleyen bir siyasetçinin oğlu, babasının beş yıllık iktidarı sonunda gemi almışsa, o siyasetçinin yüzüne dönüp bakmazlar...
° Dünyanın hiçbir adam gibi yerinde; Mustafa Kemal gibi bir evrensel önderin çok kan ve gözyaşı ile kurduğu laik cumhuriyeti alıp gerisin geriye götüren... Ülkesini beş senede Arabistan'a çeviren, ortaçağ yaşamını savunan bir politikacıyı başlarına taç etmezler...
Hürriyet Gazetesi - 18 Temmuz 2007
Bor Şeker Fabrikası'nın
satışı durdurulmalıdır !
Stratejik konumu bulunan ve kâr eden fabrikaların birer birer yabancı kişilere satılması ülkemizin geleceğini ciddi olarak riske sokmaktadır !
AKP yöneticileri bu konuda Cumhurbaşkanlığımızın ve Genel Kurmay Başkanımızın görüşlerine başvurmadıkları gibi fabrikaların bulunduğu bölge halklarını da bilgilendirmeden bu satışları gerçekleştirmektedir !
Biz Niğde Vilayeti'nde yaşayan bütün vatandaşlarımızı, yetkilileri ve Niğde Milletvekillerini Bor Şeker Fabrikasının satışının engellenmesi ve durdurulması için gerekli demokratik duyarlılığa ve tepki göstermeye çağırıyoruz.
BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU!
KAYSERİ - ADANA HATTINDA ÇALIŞAN
TREN SEFERLERİ NEDEN İPTAL ETTİRİLDİ ?
Otobüs firmalarını memnun etmek için vatandaşlarımıza izdihamlarla üst üste tren yolculuğu yaptırılıyor...
Kayseri, Niğde, Bor, Ulukışla, Çiftehan, Yenice ve Adana istikametinde yolcu taşımacılığı yapan tren seferlerinin Otobüs firmalarının baskıları üzerine Kayseri Milletvekili ve Dışişleri Bakanı Abdullah GÜL'ün emriyle iptal edildiği söylentileri bugünlerde dilden dile dolaşıyor.
Halkın Ankara'dan dolu gelen koltukları numaralı trenlere binmek zorunda bırakıldığı ve oldukça mağdur olduğunu da biz gözlerimizde gördük ve hatta bu mağduriyeti ayakta yolculuk yaparak yaşadık!
Yolcuların üst üste yaşadığı bu sıkıntıyı gözleriyle görmeleri ve hatta yaşamaları için AKP milletvekillerini de Ankara'dan gelen ve Adana'ya giden bu trenlerle seyahat etmeye davet ediyoruz!
Fakir halkın cebinde parası yok! Yaşlı, hasta, hamile ve küçük çocuklarıyla hele hele yazın sıcağında bu şekilde ilgisiz bırakılmasına bizim vicdanımız izin vermiyor!
İlgilileri ve yetkilileri yeniden Kayseri Adana hattında tren seferleri başlatmaları konusunda anlayışa ve göreve davet ediyoruz! Değerli basın mensuplarının da durumun kamuoyuna duyurulması yönünde konuya hassasiyet göstereceklerine inanıyoruz.
Selam ve saygılarımızla.
Ankara'lılar, Kayseri'liler, Niğde'liler,
Bor'lular, Ulukışla'lılar, Çiftehan'lılar, Yenice'liler ve Adana'lılar adına
Üzeyir Lokman ÇAYCI
06.07.2006
SATIŞ DURDURULSUN!
VALİMİZE, BELEDİYE BAŞKANIMIZA VE NİĞDE'Yİ SEVENLERE ÇAĞRI
Ömer Fethi GÜRER
Niğde eski Çocuk Esirgeme Kurumu'nun bulunduğu arsa ve yurtun Niğde İl Encümeni tarafından satışına karar verildi. Niğde Şahin Ali Mahallesinde yani kent orta yerindeki 13 dönümlük bu alan için İl Özel İdare İmar Planı değiştirilmesi ve sonrasında arsanın satılması yönünde girişime başladı. Niğde Hamle gazetesi "Yetiştirme yurdu Trilyonluk arsası satışı için geri sayım başladı" olarak haberi verdi. Konu Niğde kamuoyu gündeminde. Niğde için bu alan imara açıldığında önemli bir konut alanı olacak özelliğe sahip. Ancak kentler özelliklede Özel idare gibi kurumlar için getirisi olan arsa kadar kentlilerin kent dokusundan yararlanacağı alanları korumakta asli görevleri olmalıdır. Bu bölgede yapılacak yapılaşma Niğde kent içinde daha çok daralmaya neden olacaktır. Rant açısından bakınca çok kişi için özel önem taşıyan bu alan kentlilik içinde yeşil alan kılınması gerekecek kadar özeldir. Niğde içinde Yeşil alan giderek sınırlı bir bölge içinde kalırken bu bölgedeki ağaçların kesilmesi apartmanların dikilmesi ile daha da Niğde kent dokusu çirkinleşecektir. Niğde'li park alanlarının daralması, Yeşil alanların azalmasından şikayetçidir. Bağlar, bahçeler dahi apartmanların işgaline girmiştir. Çocuk Esirgeme kurumu alanı yeşil alan olarak kalması ve park olarak düzenlenmesi Niğde için daha doğru olan yoldur. Niğde Valisi, Belediye Başkanı ve Kent Konseyinden diğer demokratik kuruluşlara doğa severlere, çevrecilere kadar her kesin bu alan üzerinde yeniden düşünüp kent için bir park olarak düzenlenmeye olanak yaratılması Niğde geleceğine yapılan en önemli katkı olacaktır. Trilyonluk yada milyarlık arsaların varlığı kentlilerin yaşamlarını daraltıcı amaçlarla kullanılmamalıdır. Niğde merkezde yapılacak birkaç blok yüksek yapı Niğde'yi daha da çirkinleştirecektir. Niğde için bu alanı akılcı ve doğru kullanmak Niğde'ye yapılacak en önemli katkı ve iyiliktir.
Bu yazdıklarımdan kimi müteahhitlerin hoşlanmayacağı açıktır. Ancak kentlerin geleceği yapılacak doğru işler ile şekillenir. Bir başka yerde iş yapma olasılığı olan müteahhit de bu alan park olursa bir akşam ailesi ile bu yere gidip ne denli Niğde için bu alanın bir park olması gerektiği görüşüne erer. Çünkü para farklı yerlerde de kazanılacak bir değerdir ama insan için gerekli hava su gibi doğa katli olup yok oldukça para olsa da sağlık geri alınamamaktadır. Özellikle kışın hava kirliliği hat safhaya eren kentin orta yerine yeni yapılar yapmak yerine verimsiz alanlara açılmak en doğru yoldur.
Niğde valimiz, belediye başkanımız, İl Özel İdare Encümenleri, Çevreciler, Niğde'mizi sevenler 13 dönüm bu alan Niğde'nin kentsel yenileşmesi için ideal bir alandır. Rant farklı noktada da yaratılabilir ama kent içinde bu alan kadar uygun kaç park yeri kaldı ki. Lütfen düşünün.Yarın geç olabilir. Hem de İl özel idare parkın sahibi olarak kalsın Niğde'ye böylesi bir alanda yapılacak park ile Niğde dokusu farklılaşsın.
Niğde - 21.06.2006
SATIŞ DURDURULSUN!
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Niğde ve Niğde'liye saygı ancak bahsi geçen yerlerin satışları durdurularak gösterilebilir! Geleceğe dönük projeler için ve gelecekte hayırla anılmak için yetkililer tarafından bu konuda hassasiyet gösterilmesini bekliyor ve istiyoruz!
21.06.2006 - Paris
Niğde çocuk esirgeme arsası satılmasın
ve park haline dönüştürülsün!
Abidin ÖZKAYMAK
Sevgili Ömer Fethi GÜRER,
Konu 14 Haziranda Kent konseyinde tartışıldı. Belediye başkanı okul olmasını önerdi, konsey üyeleri yeşil alan olmasını ya da okul da yapılabileceğini onayladılar. Bence de Niğde'nin yeşil alanı, İç Anadolu Çevre Platformu toplantısı sonuç bildirgesinde de geçtiği gibi, giderek yok olmaktadır. Önerinizi yerinde buluyor destekliyorum.
Bir adım öteye giderek Kent merkezindeki resmi binaların (Valilik, belediye, adliye ve diğerleri) merkez dışına çıkarılması, merkezde boşalan alanın rahat nefes alabileceğimiz alana dönüştürülmesini öneriyorum.
Niğde merkeze sığmaz oldu. İÇAÇEP Niğde Toplantısında Yardımcı Doçent Doktor Mehmet ÖZEL Hocamızın dediği gibi "Tek merkezli şehir yerine merkezleri dağıtarak şehrin planlı bir şekilde genişlemesi sağlanmalı"
Bu arada Taşıma sorunu gündeme gelebilir onunda biricik çözümü toplu taşımacılık.
Ona da bir öneri. Niğde-Bor arası Bor organize sanayiden başlayıp eski gümüş Kavşağında bitecek Hafif raylı sistem.
İstek ve inanç olursa bu önerlerimin gerçekleşmesi inanın çok zor değil. Böyle bir kampanyaya değerli hemşehrilerimiz destek verirse derneğimiz öncülük etmeye hazır.
Saygılar.
Abidin ÖZKAYMAK
NİÇEK(Niğde Çevre Eğitim ve Kültür Derneği) Başkanı
İÇAÇEP (İç Anadolu Çevre Platformu) Dönem Sözcüsü
aozkaymak@gmail.com
Niğde - 24.06.2006 13:18
Kayır Yeraltı Şehri Neden Açılmıyor?
Hocam ben Kayır'lılıyım. Burada müthiş bir yeraltı şehri var. Her şeyi yapıldı, ama açılmadı. Açılsa hem ülkemiz için hem de güzel NİĞDE'miz için iyi olmaz mı?
İhsan Aslan
Kişiliğe Saygı Nerede?
Suna Beyazyüz
Günümüzde bazı unsurların yerlerinde olmadığını görüyoruz. Kişiliğe saygının yerinde başka şeyler var. Kötülüklerden huzur duyanlarla birlikte yaşıyoruz. Tahammülsüzlükleri körükleyen çekememezlikler, tacizlere sebep olan kışkırtmalar yayıldıkça yayılıyor. Değerlere açık açık saldırılar yapılıyor. Ortaya hiç bir eser çıkaramayanlar eser sahiplerine sataşma cesareti bulabiliyorlar. Çevredekilerin bu gelişmeler karşısındaki «haksızlığa taraf olma gibi suskunlukları ise » oldukça düşündürücü!
Meydanı boş buldular
İnternet Terörü
Psikolojik Danışman'ın Psikolojik Danışman'a ihtiyacı var...
Adana ilinde "Psikolojik Danışman" olarak görev yapan bir kişi "Mailin yankılarının kısa sürede bu kadar büyümesi hoşuma gitti..." diyerek mesleğini tartışılır hale getirdi.
Son günlerde, uluslararası edebiyat ve sanat alanında ismini duyuran, Kuzey Amerika'dan Afrika'ya kadar bir çok ülkede çalışmaları yayınlanan ve bir çok ödül sahibi, Niğdeli bir şairimizi susturmak ve yazılarını yayınlatmamak için geri plandan bir Öğretim görevlisinin de kışkırtıcılık yaptığı tahmin edilen bir kaç kişinin yazılarıyla .....@yahoogroups.com'da bu şairimize hakaret ettiklerini öğrendik. Bunlardan birinin sonradan gruba yazdığı mesajında : "Mailin yankılarının kısa sürede bu kadar büyümesi hoşuma gitti..." diyecek kadar ileri gittiği ve "bu kişinin bu vasfıyla" Adana ilinde "Psikolojik Danışman" olarak görev yaptığı da kendisi tarafından açıklandı.
Durumu Niğde Emniyet Müdürlüğüne ve Niğde Valiliğine de bildirdiğini kaydeden şairimize geçmiş olsun diyor, Savcılığımızın da gerekli tahkikatı başlatacağını ve kanunlarımızın tacizcilere ve kışkırtıcılık yapanlara fırsat vermeyeceğinin kamuoyuna gösterileceğini umuyoruz.
Niğde - 01.09.2005
TACİZİN PERDE ARKASI
09.05.2005 tarihinde Pazartesi günü saat 16:53'de yazara bir mesaj gönderildi!
¤ Duyarlılık göstererek açıklamıyoruz
¤ Bu mesaj şu an elimizde!
¤ Yazara gösterilen tepkinin arkasında bir asistan var !
1) Aylar önce bir tacizle ilgili duyarlılık göstererek ilgilileri uyaran yazara, mesaj gönderen asistan kim ?
2) Bu mesajda asistan hangi partiyle ilişkili olduğunu yazdı? Yazara mesajında neler açıkladı ?
3) Hiç bir şey yokken aynı yazara karşı savaş açan kişinin bu asistanla olan ilişkisi hangi seviyede?
4) Kışkırtmaların perde arkasında kimler var?
5) Mesleğine de saygısızlık yapan Psikolojik Danışman'ın amacı ne?
TARİHÇE
¤ Neolitik ve erken Kalkolitik dönemden (M.Ö.5500) bu yana yerleşim merkezi olan Niğde; Roma Havuzu, su kemerleri, Gümüşler Manastırı, Kavlaktepe, Fertek, Konaklı, Bağlama ve Kayırlı yeraltı şehirleri, Niğde Müzesi, Niğde Kalesi, Akmedrese gibi birçok tarihi ve kültürel eserlere sahiptir.
¤ Hüdavend Hatun türbesi: Selçuklu sultanı Rükneddin'in kızı Hüdavend Hatun için 1312 yılında inşa olunmuştur. Sekiz köşeli bir plan üzerine bina olunmuş. Tipik bir Selçuk kümbetidir. Kapısı ve cephesi Selçuk taş oymacılığının nefis geometrik şekilleri, bitki, kuş ve hayvan desenleriyle süslüdür. Hüdavend Hatun bu türbeye 1331 yılında vefat ettikten sonra gömülmüştür.
¤ Niğde kalesi : Alaeddin tepesi üzerindedir. XI yüzyılın sonlarında yapılmıştır. 1470 yılında İshak Paşa tarafından tamir ettirilmiştir.
GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 14.294 km²
Nüfus: 305.861 (1990)
İlçe sayısı: Niğde (merkez), Altunhisar, Bor, Çamardı, Çiftlik, Ulukışla.
Niğde
Lying on a plateau embellished by volcanic peaks is this city of the Central Anatolian Region which was called "Nahita" during the Hittite period. Since its founding, it has been a commercial center, standing on the ancient trade route between Anatolia and the Mediterranean.
Niğde
Aux portes de la Cappadoce, Niğde s'est longtemps repliée autour de sa forteresse. Elle a su conserver jusqu'à aujourd'hui une vraie tradition agricole. La proximité du superbe Parc National des Aladağlar et la présence d'un patrimoine culturel foisonnant donnent un intérêt doublement attractif à Niğde.
SİYAH ÇELİŞKİLER
Boşuna atma havanı
Toz pembe değil meydanlar
Gün gelir yukarılardan tükürürsün
Gün gelir
Yerlerde sürünürsün.
Böbürlenmeye değmez ki hayat
Biri bir şeyler yer
Düşünürsün
Biri bir şeyler der,
Üzülürsün...
Daha fazla vakit kaybetmeden
Çuvalın ağzını aç
Rahmetli anan
Nasihatla doldursun...
Anlayana yerinde bir söz
Çok tesirli bir ilaç
İlim... irfan
İnsanın başında bir taç...
Değilse bakış ile dövülürsün...
Değirmene giden unlanır
Düğün yerinde
Göbek atan pullanır
Akılsızı
Kim olursa olsun kullanır...
Benden söylemesi :
Uyanık dur...
Gözlerini iyi aç!
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Paris, 13.09.2005
¤ 16.09.2005
Konu : Siyah çelişkiler
Üzeyir Lokman Çaycı, Paris'ten göndermiş. İlginç bir taşlama örneği...
Keyifle okunması dileği ile...
Erkin USMAN
Yeni Asır Gazetesi
¤ 15.09.2005 07:54
Konu : Siyah Çelişkiler
Sevgili Üzeyir,
Çok güzel yazmışsın demekten başka bir şey yapamıyorum. Ancak buna gücüm yetiyor. Bu zamanda insanın değil çoluğunu çocuğunu kişiliğini bile korumak zordur.
En içten selam ve sevgilerimle.
Süleyman Avşar
¤ 15.09.2005 16:27
Siyah Çelişkiler!
Bazen bir söz, bazen bir bakış, bazen de bir şiir anlatır en güzel duyguları, düşünceleri.. Şiirler.. Bazen kendimizi buluruz onda, bazen sevdiğimizi, bazen de öğütler alırız, altın değerinde öğütler. İşte size öyle bir şiir;
Paris'den, Memlekethaber'e gönderilen bu şiiri, emeğe saygıdan dolayı yayınlamayı uygun gördük.
Birsen CAN
Memleket haber
"Bor Şehri"
kitabının 2. baskısı tamamlandı...
Ömer Fethi GÜRER'in
"Niğde'de yolsuz bir köy: Çınarlı"
başlıklı yazısı 23.04.2006 tarihinde
Sevgili Yalçın BAYER'in
Gazetesindeki köşesinde yer aldı.
Ömer Fethi GÜRER'in haberi :
"NİĞDE'Lİ DERNEKLER FEDERASYONU" KURULDU!
Haberler sayfamızda...
Sitemize gelen bir mesaj
Sevgili İpek TEKİN,
Büyükannem Tiyana'da (Kemerhisar'da) 120 yıl önce doğdu. Ölünceye kadar unutmadı ve çok sevgi ile konuşuyordu bize. Zannediyorum ki bende o yollarda yürüdüm o bahçelerde oturdum. Temmuzda gelip şehrinizi yakından göreceğim.
Loucia Venetaki
01.03.2006
|