|
"Keyf ehline keyf verir kahvenin kaynaması;
Eşegi yoldan çıkarır sıpanın oynaması."
Atasözü
¤ Kemal Ümmi
Bazı kaynaklara göre Karaman'da, bazı kaynaklara göre de Niğde'de doğmuştur. 1475 yılında vefat ettiği ve türbesinin Niğde'de bulunduğuna dair herhangi bir ihtilaf yoktur.
Kemal Ümmi'nin Niğde çevresinde yaşadığını kanıtlayan en önemli delil de Niğde'nin Yenice Mahallesi'nde türbesinin bulunmasıdır. Ve ayrıca Niğde Müzesinde bulunan sicil kayıtları da bu yöndeki fikirleri doğrulamaktadır.
Şiirlerini XVinci asır başlarında yazan Kemal Ümmi kudretli bir şairdir. Aruz veznini ve klâsik nazım şekillerini meharetle kullanarak sofiyane ahlâk esaslarını şerneden manzumeler, evliya menkıbeleri yazdığı gibi, bazen, vecdü heyecanla dolu panteist manzumeler, tasvirî mahiyette tabiat şiirleri de yazmış, ve şöhreti Kırım'a Kazan'a, Başkurtlar ve Özbekler arasına kadar yayılmıştır.
Kemal Ümmi'nin asıl adı İsmail'dir. Mahlasını ise şu şekilde terennüm etmektedir :
Kulların kemteridir İsmail,
Ne var ki Ümmi Kemal ise lakabı.
¤ Hüdaverdi
Hüdaverdi'nin asıl adı Hüseyin'dir. 1798 yılında Niğde'nin Uluağaç Köyü'nde doğdu. Küçük yaşta annesini ve babasını kaybettiği için çobanlık yaparak başkalarının işlerinde çalışarak geçimini sağladı.
Çobanlık yaptığı bir zenginin mandasının üzerine yürüdüğü sırada korkudan bir kuyuya düştüğü ve üç gün çıkamadığı ve sonuçta bir pir onu buradan kurtardığı rivayet edilmektedir.
DUYARLAR BİR GÜN
Devlet ile ecel satın alınmaz
Haramiler gibi soyarlar bir gün.
Herkesin günahı elden sorulmaz,
Meydana getirir koyarlar bir gün.
Kim imiş dahleden okur yazara,
Şefaat ederim kabrim kazara,
Kısmet olan gelir böyle pazara,
Garip cenazeme uyarlar bir gün.
Hüdaverdi
¤ Firaki
Niğde Merkez İlçede, kuzeyde, İmam Hatip Lisesi'nin arkasındaki sokak adı olmasa, Firaki Efendi'yi hatırlamak mümkûn değil...
Fahrüddin Efendi'nin oğlu olduğu ve Niğde'li bir kişi olarak medrese eğitimi gördüğü on beş yıl da öğretmenlik yaptığı bilinmektedir.
1891 yılında da vefat edince de Niğde'de ateşli medresesi avlusuna defnedildi.
GAZEL
Dildar edeli terki vefa kaldı hayalı
Beyhudeye bilmem kime vad etdi visalı
Dil bağı zemininde hıram eyler iken ol
Kim çekti usuletten aceb servi nihalı.
.........
Firaki
Hikmet ESEN
Doğum Yeri, Tarihi : Niğde - 1954
Yabancı Dil Durumu : İngilizce, Fransızca [KPDS (B) düzeyi]
Medeni Durumu : Evli, 1 çocuk
ANADOLU'DAN SESLENİŞ
Anadolu'mda bir başkadır bahar, yaz
Aslında her mevsimi verir ayrı bir haz
Yaşarken bu güzelliğin sesini duy ve yaz
Anadolu'da yaşamak gibi mutluluk olamaz
Bülbül dalda figân ederken pembe güle
Bu nağmelerle kavuşur zannedersin cemîle
Aslında bir ayrılığın derdidir düşen dile
Özünden vermezse kâretmez söyleyene bile
Şair gel ! sen de etme bu kadar naz
Yakın ol da şu insanları anla biraz
Gerçi bozuksa da düzeni asırlık divanın
Aleme düzen verirsin elindeyse saz
Düşünürsen kendinden başkasını insansın
Sen de yaratılışa beden olan bir cansın
İnsan denen binbir endişe, bir damla kansın
İkbâlini bilip "ben ben" diyen bir cihansın
Ne "ben"i, bu bize yaban ellerden gelmiş
Güve girmiş de peteğe, özünde bal yenmiş
Eski düşmandan derde deva gelmez denmiş
Ayır gülü dikenden, seninki çağlara sesleniş
Hikmet ESEN
Demirkazık - NİĞDE
09 Mart 1999
¤ EBUBEKİR HAZIM TEPEYRAN
( 1863 - 05.06.1947)
Ebubekir Hazım Tepeyran, Niğde'de cami, hamam ve çeşme yaptıran hayırsever Niğde'li Murat Paşa sülalesinden Bekir Bey zade Hasan Efendi'nin oğludur.
Miladi 1864 yılında Niğde'nin Tepeviran semtindeki Yenice Mahallesinde doğmuştur. "Kar çiçekleri" isimli eseri vardır.
Gel, ne korkarsın ecel, simâyı zerdimden benim,
Kurtar Allah aşkına dünyayı, derdimden benim.
dizeleri ona aittir.
¤ AŞIK SADIK
1894 yılında Niğde'nin Kiçağaç Köyü'nde doğdu. Bütün ömrünü Adana ve Tarsus'ta geçirdi. Babası İbrahim Efendi çiftçilik yapıyordu.
SON TÜRK ZAFERİ
Milletin meclisi, meydanı kaldı
Erenler, melekler savaşa geldi.
Düşmanın gözüne yedi, bin oldu
Alındı Vatan'da canı Yunan'ın.
Peşrevler gürlerdi, sazlar Ötüyor,
Görünmez yerleri gülle tutuyor.
Düşman belasını buldu ötüyor,
Leşleri dağlarda kaldı Yunan'ın.
"Gaziler" bayrağını çekti dolandı,
Alkanlara eğri kılıç boyandı.
Tüfekler yivlendi, süngü bilendi
Kalbine giriyor işte düşmanın.
Yeşil başlı kuşlar semada döner,
Açılır camiler, kandiller yanar,
Düşmanın başına yıldırım iner,
Çivril'i dolanıp kaçıyor düşman.
Razzaktan yaptın şaraplar içtin
Cihangirim derken hendeğe düştün,
Hiç ökçen yokumuş, tezce apıştın,
Yiğit ordumuza eğildi düşman.
Kemal Paşa şanlı hudut kuşadır
Umarım, milleti serbest yaşadır,
Yunan'ın götüne değdi nişadır,
Eritmeğe koştu denize düşman.
Sadık'ın sözleri çıktı ya haçan,
Düşmanın sırtına çekildi palan,
Açımış cidavu binilmez kalan,
Gaybetmiş yuların, kaçıyor düşman.
Aşık Sadık
¤ MEHMET ALI ARIKAN (1866 - 03.09.1940)
Halk arasında Mehmet Ali Hoca olarak tanınan Mehmet Ali Arıkan 1866 yılında Niğde'ye bağlı Fertek Kasabası'nda doğdu. 37 yıl öğretmenlik yaptı. 1908 yılından 1912 yılına kadar ek görev olarak naip Hakimliği yaptı.
Hak dostuna, vuslet demi hem aşkı muhabbet
Pervanelere, meş'alede nâr ne güzeldir.
diye terennüm eden Mehmet Ali Arıkan'ın mezarı, Fertek Kasabası Kenarmalı mevkiinde ve Koyunlu Kasabası eski yolu üzerindedir. Mezartaşı kitabesi ise şöyledir :
Irciî emriyle çektim şug'i dünyadan eli,
Ben fakire kıl şefaat ya Muhammed Ali
Eyledim halka nasihat tam otuz yedi sene,
Şimdi muhtaç oldu üç ihlasa Muhammed Ali.
¤ İBRAHİM HAKKI EROĞLU ( 1874 - 05.12.1953)
Halk arasında Hakkı Hoca oalarak bilinen İbrahim Hakkı Eroğlu 1874 yılında Niğde'de doğdu.
Servetle ölçülür şerefi şimdi ademin,
Nakde olanca himmeti masrûf kılmalı,
Eşraf anılsa bilmeli maksattır ağniya,
Pespaye dendi mi, fukarâ anlaşılmalı
dizeleriyle o bugünü de anlatmaktadır. Pekiyi adaletten bahseden şu dörtlüğe ne dersiniz ya?
Adaletten vurur dem her kimi söyletseniz, lâkin
Görünmez ortada bir şey yine bidattan başka.
Değişti zevki âlem şimdi ister neveser konser,
Kulaklar dinlemez bir mûsiki feryattan başka.
¤ İBRAHİM DABAK
1938 yılında Niğde merkez kazaya bağlı Gümüşler Kasabası'nda doğdu. Halk ozanı Sadettin Dabak'ın oğludur. İlkokul mezunudur. İnşaatlarda çalışmaktadır.
¤ M. EMIN ARISOY
M. Emin Arısoy 02.03.1927 tarihinda Niğde'nin Saruhan Mahallesi'nda doğdu. Annesinin adı Hafize Hanım, babası ise Ahmet Efendi'dir. Balıkesir Necatbey Eğitim Enstitüsü'nden mezun olduktan sonra yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptı.
1959 yılında "İmtihan Kazandıran Kitap" adlı bir matematik kitabı yayınlandı. 1960 yılında da "Şiirde Bor" adlı 160 sahifeli kitabı yayınlandı. "Fescioğlu" mahlasını kullandı. 1976 yılında öğretmenlikten emekli oldu.
ÖZLEMLE BEKLEMİŞTİM
Duygular dile gelir, ilhamın kalemiyle,
Neler neler yazılmaz, özlemin elemiyle...
Evlat yolu bekliyen ana, baba diliyle.
Gurbete zor gitmiştin gözündeki yaşlarla,
Ben seni özlüyorum, bağrımdaki taşlarla.
Hayalin geçti yine gözlerimin önünden
Rüzgâr özlem getirsin sana sıla yönünden,
Dünün hep ezberimde haber ver bugününden.
Duygular dalga dalga, ezilmez ki taşlarla
Bana bir haber gönder, gökte uçan kuşlarla.
İlk sesini duyunca yürûmeni bekledim,
Sen, sabırla büyüdün? ben güne gün ekledim.
Nerde kaldı o günler? Böyle mi gelecektin?
Bilmem maden mi buldun? Yadellerin taşında,
Ben seni özlemiştim, değişik her aşımda.
Fotoğrafın cebimde, son mektubun elimde,
Çocukken söylediğin tatlı sözler gönlümde
SÜrünüp gidiyorum, hayatın son deminde.
Hatıralar titreşir, bir haber alışımda,
Ben seni beklemiştim, her yeni yıl başında.
......
M. Emin ARISOY
¤ Yunus ÖZKAYA
1932 yılında Niğde'nin Fertek Kasabası'nda doğdu. Hacı Necip Efendi'nin oğludur. İlkokul mezunudur.
Ne gördüm, ne duydum, ne de okudum,
İçirdiler rüyyamda bana bir yudum.
Yunus ÖZKAYA
¤ FERİT ÜNAL
1928 yılında Bor'da doğdu. Kurtuluş Savaşı mücahitlerinden Mustafa Kahraman Ünal'ın oğludur. Annesi Naime Hanım'dır. İlkokulu Ankara'da, Ortaokulu Bor'da, Liseyi de Adana'da bitirdi. Ankara Hukuk Fakültesi mezunudur.
SAZIMDA NİĞDE
Orta yaylamızın en güzel süsü.
Hüdavent Hatun' un zümrüt örtüsü,
Aklıma geldi mi kırat türküsü,
Tütüm tütüm tüter gözümde Niğde.
Kırbağı söğüdü sırma saçların,
Üç bedenli kalen çatık kaşların
Hasandağı, Melendiz omuz başların,
Heybet, asalet var yüzünde Niğde.
Dörtayak, Fesleğen Çebiçderesi,
Tepeyran, Kayardı, Sarıovası,
Akmedrese, Sungurbey, Saat Kulesi,
Tarih ziynetidir dizinde Niğde.
Ahmet Pınarında suyun pek serin.
İçli türkülerin çok yanık derin.
Efir efir esen amas yellerin.
Bir başka hava var yazında Niğde.
Kadarak yolunda Derbent yelinde,
Bazen coşar akarım Humman selinde,
Bir al elma görsem gurbet ilinde,
Hasretin yeşerir közümde Niğde.
Kemanı Devlette sensin Niğde'm vay,
Misal, Cennettir yeşil Bor'un hay,
Ervahı Evliya kutsal aksaray,
Pir olmuş dervişler közünde Niğde.
Fertek bağlarında gönül şenlenir,
Ulukışla'mızda yayla yaylanır,
Ortaköy, Çamardı namı söylenir,
Yiğit harman olur sözünde Niğde.
Ah Ahmet dayımın Niğde tavası,
Kavelin Kemal'in uzun mayası,
Anıların yine eski havası,
Dertli dertli öter sazımda Niğde.
Bor'lu Ferit sen iline yanmışsın,
Yıllar var ki yad ellerde kalmışsın,
Bu sözlerle hasret söner sanmışsın,
Sönmez esmez isem sözünde Niğde.
Ferit Ünal
Emekli Vali
¤ Hâşim Nezihi OKAY
1904 yılında Niğde'de doğdu.
ILGAR
1953 - İstangul
Hayrettin Matbaası, 23 Sayfa, Ederi : 10 kuruş
İZMIR
Sen bir incisin ki bütün göğüsler
Seni takmak için düştü meraka
Birer pıralntadır göğsünü süsler
Beyaz karantia, mor karşıyaka.
Acunda bir eşsiz güzelsin İzmir
Koca bir dünyada bedelsin İzmir.
Aşkınla tutuştu damarlarımız
Sana uzatılan elleri kırdık.
Uğrunda gitse de en son varımız,
Gene sen bizimsin artık, bizimsin artık.
Acunda bir eşsiz güzelsin İzmir
Koca bir dünyada bedelsin İzmir.
Hâşim Nezihi OKAY
¤ N. Sabahattin ÇANKAYA
1921 yılında Niğde'de doğdu.
MOSKOFLARA CEVAP, VATAN MÜDAFAANÂMESİ
1970 - İstanbul
Gavsi Ozansoy Basımevi
Ederi : 30 kuruş
TARİHTEN BIR YAPRAK
Prut'ta harp idi bir seher vakti
Tarihin talibi düşmüştü alta
Yaman TÜRK, öyle bir yaptı ki akti
Bir gül dalı kesti koskoca bir balta.
Ey koca boz ayı bahtına acı,
Sen neler verdin de kurtardın tacı
Güzel katerina, yiğit BALTACI
Asıldı çadırda ağaca balta.
N. Sabahattin ÇANKAYA
¤ Muzaffer BUYRUKÇU
1930 yılında Niğde'de doğdu.
KALPLERİN FERYADI - Şiirler
Suat YALKIN ile birlikte yazmışlardır.
1947 - İstanbul
Sühulet Basımevi 16 Sayfa
Ederi : 30 kuruş
ACILARLA KIVRANIRKEN
Fırtınalar, çamlarla kahkahayla gülerken
Güneş kayboluyor yavaş yavaş ufuklarda
Bülbüller, güllere şarkılar bestelerken
Sesini duydum sahile çarpan dalgalarda.
Ümitlerimi mahvettin uğrattın beni sükutu hayale
Bana geleceksin diye her an seni beklerken
Hayatım mahvoldu, düşürdün beni bu perişan hale
Günler, haftalar, aylar elele verirken.
Muzaffer BUYRUKÇU
¤ ŞAİR NİSARİ ÖZDOĞAN
Niğde Bölgesi'nde yetişen en büyük şairlerdendir. Kendisini anlatan aşağıdaki 12 satırlık şiirine bakmayınız siz. Allah beynine şiir üretme kabiliyeti vermiş. Şiirindeki haşmeti sohbetlerinde de devam ettiren bir ender kişi.
SON ESERİ
Son eseri diye imzaladı. Sonra bir baktım yayınlanmamış bir defter şiir var elinde. Hani üzüm bağlarında baharın yaprak toplar gibi demet demet. Allah kendisi bilir. Eğer bu şairin tekerleği düzgün dönseydi. Kendisine şair diyenlerin yüz misli his yoğunluğu ve sanat güzelliğine sahip. Takdir Yüce Allah'ın.
Niğde Gösterli kırk iki doğum yerim yazılmış.
İçinde doğduğum aya özgü adım var benim
Seyran eylerim alemi , bencileyin bozulmuş,
Ateş-i hüznümle yanan gizli odum nar benim.
Rabıtalar parçalanmış dostluk yerde ezilmiş
İnkırazım ondandır ki ağustosta kar benim
Ömrümü boş tüketirken bakma dilim çözülmüş
Zahiren kül görünsem de içi yanan kor benim
Dalalet erbabı beyler yollarıma dizilmiş,
Olsa da azmi mecalim gayet işim zor benim
Gönül bağım harab olmuş, hodbinlerce gezilmiş,
Arifler meclisi bilmem, gedalardan sor beni,
Neyim ne değilim bilmem bendime sır benim.
NİSARİ ÖZDOĞAN
ARİF AY
Niğde Bor Balcı Köyünde doğdu (1953). İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. Bir süre, A.Ü. İlahiyat Fakültesi'ne, bir süre de Erzurum Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne devam etti. GEE Türkçe Bölümünü ve G. Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Halk edebiyatı dalında mastır yaptı. İki yıl MTTB Ankara Başkanlığı yaptı (1974-76).
Lise yıllarında başlayan şiir çalışmalarını Edebiyat Dergisinde sürdürdü. Öykü ve denemelerini de bu dergide yayımladı.Halen Kırıkkale Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olarak akademik ve sanat çalışmalarına devam etmekte ve Türk Ededbiyatı dersleri vermektedir.
Yayınlanmış Kitapları :
Şiir
Hıra
Dosyalar
Şiirin Kandilleri
İma Kitabı
Bin Yılın Destanı
Yirmi Yaş Şiirleri
Av. Mahmut DOĞAN
Araştırmacı, Hukukçu - Avukat
İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu,çeşitli dergilerde makaleleri ve araştrmaları yayınlandı, Edebiyat alanında kısa denemelere imza attı, İstanbul konulu fotoğraf çalışmaları yaptı. Çeşitli vakıflarda yönetim kurulu üyeliği kurucu yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunmaktadır. Halen İstanbul Taksim Elmadağ'da Hukuk ve sosyal çalışmalarına devam etmektedir.
OSMAN ARKIN
Niğde - Bor Balcı Köyünde 1944 yılında doğdu,45 yıl Cücü'de Çobanlık yaptı,Yüreği yanık olduğunu yine aşık bir üstadın mısralarını radyodan dinleyince anladı. Uzun yıllar gönlünde biriktirdiği terennümlerini 2005 yılında YÜCE DAĞDA BİR ÇOBANIN FERYADI adı ile kitap haline getirdi ara sıra Ankara'da yalnızlığında ise Balcı Köyünde yaşamaktadır.
DERTLİ KÖY "CÜCÜ KÖYÜ"
Okuduğum dertli köyün destanı,
Bozuldu mu kumbağının bostanı
Balcı köyü ,ölecek bir hastam
Nerede köylü?çalışır mı,işte mi?
Bazı yeriz paparanın tiridi
Toprak damlar ılgıt ılgıt eridi
Balcı Köyünde göç kalmadı yürüdü
Evladın atadan ayrıldığı gibi.
Balcı köyü ören olmuş yıkılmış
Örenlere telefonlar takılmış
Balcı köyü bölük bölünmüş
Hayırsız evladın babası gibi...
Osman ARKIN
SİGARA SAĞLIĞA ZARAR ARKADAŞ!
Hem vücuda hem cebine zarardır,
İçmezsen her zaman kesene kardır!
İçinde tam dört bin zehiri vardır
Sigara sağlıya zarar arkadaş!
Tüttürdükçe dumanını yel alır,
Paranı cebinden her gün el alır,
Kanseri, katranı sana kar kalır,
Sigara sağlığa zarar arkadaş!
Ölümlerden hiç kimse ders almıyor,
Tiryakiler asla huzur bulmuyor,
Mereti içenler iflah olmuyor,
Sigara sağlığa zarar arkadaş!
Her zam geldiğinde, hep sana kazık,
Sade dumanı var, zannetme azık,
Çoluk çocuğunun rızkına yazık,
Sigara sağlığa zarar arkadaş!
Her çektikçe zannetme ki keyif yapar,
Ciğerin mahveder, boğazın kapar,
Bırakırsan sanki, kıyamet kopar,
Sigara sağlığa zarar arkadaş!
Alışanın asla bitmez sorunu,
Zarar görür ta gelecek torunu,
Ben bıraktım hiç görmedim zorunu,
Sigara sağlığa zarar arkadaş!
Fikret DİKMEN
Niğde
¤ ÖMER FETHİ GÜRER
Niğde Alaybeyoğulları'ndan Lütfi Gürer ile Bor Tengiroğullarından Kadriye(Çınar) Gürer'in ilk çocukları olarak 20 Eylül 1957 yılında doğdu.
BOR Zafer İlkokulu, Bor ŞNP Lisesi Orta kısmı, Balıkesir Bandırma Endüstri Meslek Lisesi, Niğde Meslek Yüksek Okulu ve Çukurova Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun oldu.
1974 yılında Yeşil Bor gazetesinde Köşe yazıları ve şiirleri yayınlanmaya başladı. Niğde'nin sesi, Niğde Hamle, Niğde Hasret, Yeşil Bor, Yeni Bor, Niğde Anadolu, Niğde 51, Aksaray Uluırmak, Aksaray Hasandağ, Konya Ereğli, Nevşehir İçanadolu gazetelerinde köşe yazıları ve haber yazdı.
Niğde ile ilgili yayınlanmış beş bini bulan makalesi var. Antalya Baro Dergisi, Özyönetim Dergisi, Demokratik Sol Bildirge Dergisi, Niğdemiz Dergisi'nde yazıları ve Adana Bölge gazetesinde "Kuzeyden Güneye Doğu İlleri" yazı dizisi yayınlandı.
Değişik Meslek dergilerinde de yazıları çıktı. Hürriyet, Cumhuriyet, Güneş, Günaydın gazeteleri Niğde ve Bor Muhabirliği yaptı. Kumar, Kader, Bizim Ramazan hikaye denemeleri ve "Lafola" şiir kitabı Ve Bor Şehri kitabı yayınlandı.
Turizm Yazarları Derneği ve FİJET üyesidir. Ayrıca 1980 öncesi Adana Disk Tekstil Sendikası Çukobirlik Şube Başkanlığı, Niğde Derneklerinde yöneticilik görevlerinde bulundu. Tekstil, Otomotiv, Gıda Şirketlerinde üst düzey yöneticilik yaptı. Tülin Gürer ile evli Övgü ve Lütfi Övünç adı ile iki çocuk babasıdır.
Niğde Anadolu gazetesi, Niğde Hamle gazetesi, Yeşil Bor gazetesinde, Niğde Haberci, Kent Haber, Niğde haber ve ONURLU HAMLE'DE yazmaya devam ediyor.
BOR HACI KIRIK YOKUŞU
BİR KIŞ GÜNÜNDE
KAR BEYAZININ
GÜNEŞ YANGININA ÇEVİRDİĞİ
YÜZÜMDE
EKSİLMEYEN GÜLÜCÜKLE
HACIKIRIK YOKUŞUNDAN AŞAĞI
ÇANTA ÜZERINDE KAYARKEN
BUZ TUTAN PALTOMUN
SALKIM SAÇAKLIĞINA
ALDIRMADAN ..
YAŞAMIN KEYFİNE ERDİĞİM
YILLARIMDA...
EKMEKLER DAHA BÜYÜKTÜ,
EL ÖPÜLENDE BAYRAM HARÇLIKLARIDA.
PARANIN DEĞERİ VARDI,
İNSANINDA...
KAR BEYAZDI GÖNÜLLERDE
KIŞA ALDIRMADAN
NİCE YILLAR AKTI GEÇTİ
İNSANLIK FOTOĞRAFINDAN...
ÖMER FETHİ GÜRER
|